MAHMUT ARIKAN VE FATİH ERBAKAN'DAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI!

MAHMUT ARIKAN VE FATİH ERBAKAN'DAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI!
MAHMUT ARIKAN VE FATİH ERBAKAN'DAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE AÇIKLAMASI!

????️ Ortak Basın Açıklaması Deşifresi

Mahmut Arıkan (Saadet Partisi Genel Başkanı):

Hazır mıyız arkadaşlar?

Değerli arkadaşlar hoş geldiniz. Bugün Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan'la genel merkezimizde bir araya geldik. Hem dün Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geçen Çerçeve Yasa ile alakalı hem de gelecek dönem yeni siyasetin yapılanmasıyla alakalı verimli görüşmeler yaptık. Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi olarak Türkiye'de yeniden şekillenen siyasette birlikte neler yapacağımız, hangi amaç doğrultusunda beraberliğimizin zenginleştireceği hususunda verimli görüşmeler yaptık. Bundan sonraki dönemde daha sık bir araya gelme hususunda da bir mutabakata vardık. Yeni dönemde güzel gelişmeleri, güzel haberleri sizlerle paylaşmayı ümit ediyoruz. Sayın Genel Başkan'ımıza ziyaretleri için, nezaketleri için çok çok teşekkür ediyorum. Buyurun Sayın Başkan'ım.

Fatih Erbakan (Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı):

Çok teşekkür ederim. Ben de kıymetli basın mensuplarını, hazirunu hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Değerli Genel Başkan Sayın Mahmut Arıkan Bey'e, sağ olsunlar, ev sahipliği için kendilerine özel olarak teşekkür ediyorum. Kıymetli heyetlerine de yine ev sahipliği için teşekkür ediyorum.

Kendilerinin de ifade ettiği gibi görüşmemizde Türkiye'deki siyasi gündem genel olarak ele alındı. Özellikle dün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oylanan ve kabul edilen Çerçeve Yasa'yla ilgili ve bu kabul edilen yasanın uygulamaları ve geleceğiyle ilgili bir fikir alışverişinde bulunuldu. Son derece sıcak bir ortamda, verimli bir görüşme yapıldı. Bununla beraber her iki partimizin, Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi'nin önümüzdeki dönemde nasıl birlikte ortak birtakım adımlar atabileceğine ilişkin müzakerelerimizi yaptık. Türkiye'nin önünü açacak, milletimize umut olacak, Millî Görüş'ün Meclis'te daha güçlü temsil edilmesi ve inşallah Millî Görüş'ün iktidarına yol açacak bir çalışmanın nasıl yapılabileceğine ilişkin fikir alışverişi ve istişarelerde bulunduk.

Bunun olması da son derece doğaldır. Çünkü ekonomi alanında, sosyal politikalar alanında, dış politika alanında siyasetin, gündemin temel konuları, milletimizin ortak dertleri noktasında Millî Görüş prensipleri doğrultusunda düşünen ve Millî Görüş'ün temel esaslarına uygun hareket etme hassasiyetine sahip olan her iki partinin böyle bir çalışmayı yapması son derece doğaldır. Ve inşallah bu çalışmanın milletimiz tarafından da teveccüh göreceğine ve sahiplenileceğine inanıyoruz. İnşallah detayları da önümüzdeki günlerde yine görüşmelerimize devam edeceğiz. İnşallah dediğim gibi gelişmeleri ve detayları da sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Toplantımızın hayırlı olmasını diliyorum. Tekrardan kendilerine, Sayın Genel Başkan'a teşekkür ediyorum.

Gazeteci 1:

Efendim bugün Sayın Erbakan ziyaret ediyor ama önümüzdeki günlerde, yeni yıldan ya da ortak bir görüşme şeklinde devam partisi ile bir görüşme olacak mı? Çünkü dünkü birlikte verdiğiniz fotoğraf çok konuşuldu Meclis'teki. Bu kapsamda Meclis'te Yeni Yol Grubu çatısı altında bir birleşme mi söz konusu olur yoksa yeni bir parti mi? Yani üç partiden mi bahsediyoruz yoksa Saadet ve Yeniden Refah'ın olacağı bir birliktelikten mi bahsediyoruz?

Mahmut Arıkan:

Sayın Genel Başkan'la bu hususları da değerlendirdik. Bizim şu an görüştüğümüz hususlar mevcut oylarımızı muhafaza etmek veya mevcut oylarımızı bir miktar artırmak değil, Türkiye'de sıkışan siyaseti açacak, Yeniden Büyük Türkiye'nin hayata geçmesine imza atacak birliktelikleri inşa etmek istiyoruz. Elbette bu birlikteliğimize yeni katılacak partiler, yeni isimler mutlaka olacaktır. Ama çok yeni gelişme, çok geri planda yeni başlanan bir süreç. Sayın Babacan da, diğer siyasiler de önümüzdeki dönemde beraber yürümek istediğimiz liderler olacaklar. Siyasi partiler olacaklar. Altını çizerek söylüyorum; buradaki hedef sıkışan siyaseti açmak, kararsız diye tarif edilen seçmene bir adres olmak, Yeniden Büyük Türkiye'nin inşasını temin etmek olacak.

Fatih Erbakan:

Evet, ben de teşekkür ederim. Tabii Sayın Genel Başkan'ın da ifade ettiği gibi bizim Millî Görüşçüler olarak temel hedeflerimiz var. Her iki parti de, Saadet Partisi de, Yeniden Refah Partisi de bu hedeflere matuf çalışmalar içerisindeler. Bunlar; Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve İslam Birliği'nin öncülüğünde, Türkiye'nin öncülüğünde yeni bir dünyanın, adil bir dünyanın kurulması. Bunun için de Millî Görüş hassasiyetine sahip partilerin bir arada bulunmaları ve birlikte bir sinerji oluşturmaları ve milletimize de umut hâline gelmeleri büyük bir önem taşıyor. Bu bakımdan umutluyuz ve heyecanlıyız. Ümitliyiz. İnşallah bu çalışmalarımızın, Sayın Genel Başkan'ın da ifade ettiği gibi, milletimize umut olacak, sıkışan siyasi tabloda bir ferahlık sağlayacak ve güçlü bir siyasi aktör olarak öne çıkacak bir oluşumun inşallah hayata geçirilmesi için bu çalışmalarımıza devam edeceğiz. İnşallah ülkemiz için, milletimiz için, Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi için de hayırlara vesile olur diyorum.

Gazeteci 2:

Dünkü 'evet' kararınızın ardından bazı il teşkilatlarında tepki oldu. Evet kararınız hakkında. Bu değerlendirmeyi nasıl yapıyorsunuz?

Mahmut Arıkan:

Ben tepkileri çok kıymetli buluyorum. Bütün konuşmalarımda ifade ediyorum; farklılıkları zenginlik gibi görmek gerekiyor. Haliyle kanaatimizden kaygı duyan, rahatsız olan teşkilatlarımız rahat bir şekilde kanaatlerini ifade ettiler. Ama çalışmalarına nerede kaldıysak devam edeceklerini de ifade ettiler. Dünden daha gayretli bir şekilde çalışacaklarını ifade ettiler. Türkiye'nin özlediği tablonun da bu olması gerektiğini düşünüyorum. Aykırı sesler olabilir, farklı düşünceler olabilir. En demokratik hak, kanaatlerini rahat bir şekilde paylaşabilme özgürlüğünü sağlayabilmektir. Biz Saadet Partisi olarak buna örnek olduğumuzu düşünüyorum. Genel Başkan, Genel Merkez bir karar almış, farklı kanaati olan il teşkilatlarımız olmuş, bunlar da kanaatlerini ifade etmişler ama devamında da dünden daha gayretli bir şekilde Millî Görüş'ü iktidara getirebilmek için çalışacaklarını ifade etmişler. Türkiye'nin özlediği tablonun aslında olması gereken tablonun bu olduğunu düşünüyorum ben.

Gazeteci 3:

Efendim siyasetin tıkanıklığından bahsettiniz. Biraz açar mısınız? Hangi alanda tıkanıklıktan bahsediyorsunuz? Siyasi partiler arasındaki bir geçişkenlik mi ya da tıkanıklık mı yoksa başka bir şey mi ifade ediyorsunuz?

Fatih Erbakan:

Birçok kriz Türkiye'de başlık olarak konuşuluyor. Bizim kanaatimiz en önemli iki kriz; birincisi ahlak krizi, ikincisi de güven krizi. Toplumda bir güvensizlik söz konusu. Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde rekor diyebileceğimiz bir evet ile Çerçeve Yasa çıktı ama toplumun büyük bir kesiminde güvensizlik olduğunu görüyoruz. Bu yasayı çıkarttınız ama tam manasıyla uygulayacak mısınız? Geri planda acaba başka şeyler var mı kaygısını yine evet veren toplumun büyük bir kesiminde olduğunu görüyoruz. Bu bir güven krizinin işareti.

Ekonomik kaygılara bakıyorsunuz; açlık sınırının çok çok altında bir emekli maaşı, asgari ücretin olduğunu görüyoruz. Yoksulluk sınırının insanların aklına bile getiremediğini görüyoruz. Adliye'deki icra dosyalarına bakıyorsunuz, 25-26 milyonları bulduğunu görüyorsunuz. 2025'te en fazla kâr eden şirketlere baktığınızda, ilk 10 şirket arasında 7 tanesinin bankalar olduğunu görüyorsunuz. Kamu bankalarının hiç olmadığı kadar reklam verdiklerini ama reklamlarının büyük bir kısmının iktidara yakın kanallarda olduğunu görüyorsunuz. Bunun karşılığı da bir ahlak krizi olduğunu ben düşünüyorum. Bu manada 86 milyon vatandaşına eşit davranabilecek, adalet kurumuna çok az bir kesimin değil, toplumun tamamının güvenebileceği bir Türkiye'yi inşa etmek istiyoruz. Buradaki amaç sadece bir Yeniden Refah Partisi'nin, Saadet Partisi'nin kazanımı değil, 86 milyon insanımızın kazanımını sağlayacak bir düzeni inşa etmemiz lazım. Bugünkü düzen sürdürülebilir bir düzen değil.

2017'den sonra hep beraber duyduk; "ver yetkiyi, gör etkiyi" cümlesiyle başlayan hikaye, bugün bütün verilerde, bütün istatistiki rakamlarda geriye doğru gittiğini görüyoruz. İktidarın aklıselim insanlarına oturduğumuzda onların da bu gidişatla, bu düzenle alakalı net şikayetleri olduğunu görüyoruz. Bu, Türkiye'deki siyasetin sıkışmışlığı. Ama toplumda da şöyle bir servis ediliyor topluma: "Yapacak bir şey yok, mecbur bu düzenle idare edilmek zorundayız, mecbur AK Parti iktidarıyla devam etmek zorundayız" algısının verildiğini görüyoruz, büyük medya imparatorluğu, medya kurgusuyla bunun yapıldığını görüyoruz.

Bu birlikteki, bu toplantıdaki mesajlardan biri de, 86 milyon insanımıza söylüyorum; asla çaresiz değilsiniz. Asla alternatifsiz değilsiniz. Çok güzel kadrolar var her iki partinin de etrafında. Çok güzel projeler var, bizim 57 yıllık bir geçmişimiz var. Hangi dönemde iktidar olduysak ülkenin yüzünü güldürmüşüz. Bir gecede Kıbrıs Barış Harekâtı'nı yapmışız. Birkaç yılda baştan sona Türkiye'yi Ağır Sanayi Hamlemizle fabrikalara donatmışız. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk ve son denk bütçesini yapabilmiş bir hareketin mensuplarıyız biz. Haliyle 24 yıl boyunca bir kez dahi denk bütçe yapamayan iktidarın bu ülkeye verecek bir şeye kalmamıştır. Sayın Cumhurbaşkanı deyimiyle 'metal yorgunluğundan' bahsediyordu, o metal bugün çok daha yoruldu. Bütçe rakamlarına bakıyoruz, diğer istatistiklere baktığımızda tıkanmış bir siyaset var, tıkanmış bir sistem var. Biz bu tıkanmışlığı beraber yol yürüyeceğimiz arkadaşlarla açma iddiasındayız. Ve topluma bir kere daha buradan sizler vasıtasıyla mesajı vermek istiyorum; asla çaresiz değilsiniz. Burada güzel kadrolar, güzel düşünen insanlar Millî Görüş müktesebatını sözde değil özde benimsemiş kadrolarla Türkiye'yi çok daha iyi yerlere getireceğiz.

Gazeteci 4:

Bir sorum daha olacak. Özellikle dar gelirli ve emeklilerle ilgili ciddi ekonomik sıkıntılar var. Bununla ilgili de her iki isminde de cevap vermesini... Zam yapılması konusunda asgari ücretin ve zam yapılması gerekliliğini söylüyorlar ama icraatta bir şey yok, pratiğe yansıyan bir şey yok. Bu konularda nasıl bir yol izlemek gerekir? Ne yapmak gerekir? Değerlendirmeniz nasıl olur?

Fatih Erbakan:

Teşekkür ederim. Tabii öncelikle siyasetteki sıkışmışlıkla ilgili Sayın Genel Başkan'ın ifadelerine tabii ki katılıyorum, güzel bir izahat oldu. Bununla beraber bir delil, bir ispat olarak da şunu ifade etmek isterim: Bildiğiniz gibi Türkiye'de seçmenin %35'lik bölümü "kararsızlar" bölümünde yer alıyor ve kararsızlar Türkiye'de belki de uzun yıllar sonra veya ilk defa Türkiye'nin en büyük partisi hâline gelmiş durumdalar. Bu zaten seçmenin bir çare aradığını, hem mevcut ana muhalefetten hem de mevcut iktidardan memnun olmadığını ama bir çıkış yolu da bulamadığını, bu nedenle kararsızlar hanesinde yer aldığını gösteriyor ve bu sıkışmışlığın en önemli delillerinden bir tanesi. Yine son yapılan yerel seçimlerde, 2024 yılında, yer yer %25'lere varan, %30'lara varan sandığa gitmeme oranlarıyla karşı karşıya kaldık. Bu da yine milletimizin bir ümitsizliğe doğru gittiğini gösteriyor. Ancak burada ifade ettiğimiz üzere ihlasla, samimiyetle, Cenab-ı Allah'ın rızasını kazanmak ve bunu milletin derdine derman olarak bu rızayı kazanmak maksadıyla siyaset yapan kadrolarımızla inşallah üstesinden gelebileceğimizi ve bu sıkışmışlığın ortadan kaldırılacağını ve milletimize de inşallah umut olup milletimizin yüzünü güldürebileceğimizi düşünüyoruz, inanıyoruz ve bu çalışmalarımızı da, bu görüşmelerimizi de bu çerçevede ve bu doğrultuda devam ettiriyoruz.

Tabii ekonomik sıkıntılar gerçekten de son derece önemli. Burada 30 bin liranın üzerinde, 35 bin liraya yaklaşan bir açlık sınırından bahsediyoruz. 110 bin liraya ulaşan bir yoksulluk sınırından bahsediyoruz. Ve asgari ücretin 28 bin lira, en düşük emekli maaşının da 20 bin lira olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Dolayısıyla asgari ücretlinin ve emeklinin, dolayısıyla da 20 milyondan fazla insanın açlık sınırının altında gelirle yaşamak durumunda olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Burada yapılması gereken, paylaşımda adaletin sağlanmasıdır.

İmkanlar, bizim tabirimizde "canavarlara" gidiyor, millete imkan kalmıyor. Birinci canavar faiz canavarıdır. Devlet bu sene 2.7 trilyon lira faize para veriyor. Bu faize verdiği parayla, 2.6 trilyon lirasıyla, asgari ücreti iki misline çıkartabilmesi mümkün. İşverene de hiç yük getirmeden. Yani 8 milyon asgari ücretliye devlet her ay bir sene boyunca 28 bin lira ilave para verebilir ve asgari ücret 56 bin lira olabilir, işverene de hiç yük gelmeden faize giden parayı kurtarabilsek. Dolayısıyla bu son derece büyük bir canavar.

Bununla beraber yıllık 1,5 trilyona yakın bir para Kamu Özel İşbirliği projeleri ve aynı zamanda vergi muafiyetleriyle imtiyazlı holdinglere gidiyor, rantiyeye gidiyor. Ve yine kamudaki israf da trilyonlarca lirayı yutuyor. Millî Görüş olarak inşallah bu çalışmalarımızla birlikte, Meclis'te güçlü bir grup olarak ve inşallah iktidara da gelerek bu adaletsizliği gidermek, israftan, faizden ve imtiyazlı holdinglere giden haksız kaynaklardan kurtardığımız paralarla milletimizin yüzünü güldürmek. Aynen 54. Hükümet'te Erbakan hocamızın yaptığı gibi, bu kaynağı işçiye, memura, emekliye, çiftçiye, köylüye vermek maksadını taşıyoruz. Bu aslında Sayın Genel Başkan'ın da ifade ettiği gibi, Millî Görüş tarihinde benzeri görülmüş, örneği olan bir olaydır. Aynen 54. Hükümet'te Erbakan hocamız da bunu yapmıştır; rantiyeye giden, faize giden, israfa giden imkanları kurtarıp bunu millete vermiş ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek maaş zamları o zaman milletimize yapılmıştır. Şimdi tekrar bu hizmetleri yapabilmek üzere gayretle çalışmalarımıza devam edeceğiz inşallah.

Gazeteci 5:

Belki biraz erken konuşmak için ama siz görüşmeleriniz sırasında Sayın Erbakan Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili bir mesaj vermişti. Eğer böyle bir birleşme söz konusu olursa ortak adaylık gibi bir durum söz konusu olur mu? Hiç görüşmeleriniz sırasında gündeme geldi mi?

Fatih Erbakan:

Tabii burada görüşmelerimiz daha ziyade şu an için milletvekili seçimine yönelik bir ittifakın yapılmasıyla ilgili. Dolayısıyla şu ana kadar bir ortak Cumhurbaşkanı adayı üzerinde herhangi bir görüşmemiz, müzakeremiz olmadı. Şu ana kadar milletvekili seçiminde en yüksek seviyede, Millî Görüş zihniyetine sahip partilerin Meclis'te temsil edilmelerini sağlamak üzere bir çalışmanın içerisinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Ama önümüzdeki günlerde bu müzakereler, bu görüşmeler devam ettiğinde Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili de yine görüşmeler ve müzakereler yapılabilir. Burada her iki partide, Saadet Partisi de Yeniden Refah Partisi de, Sayın Genel Başkan da bizler de gerçekten de bir sonuç almak, biraz önce söylediğimiz gibi Türkiye siyasetini sıkışmışlıktan kurtarmak, Türkiye'nin önünü açmak, milletimize umut olmak için fedakarlık yapmaya hazırız, elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu noktada da herhangi bir sorunu inşallah yaşamadan Cenab-ı Allah'ın da yardımıyla bu süreci en etkili şekilde yürüteceğimize inanıyorum.

Mahmut Arıkan:

Peki. Çok sağ olun arkadaşlar, teşekkür ediyoruz.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.